21 Eylül 2009 Pazartesi

Cuma




Birkaç gündür bloguma yazamıyorum bu nedenle yazamadığım günleri bir arada çıkarmaya karar verdim. Cuma günüm çok güzeldi. Alsancak’da akşam yedi gibi ece ben ve Burak buluştuk Levantes’de ki harika bir yemeğin ardından star Bucks’da bir şeyler içtik. Ne yapsak ne yapsak diye düşünürken, Boombox’ın açılış gecesi olduğu geldi aklımıza. Bütün kışı orada geçirdikten sonra e açılış gecesini kaçırmakta olmazdı. Boombox’ın iç dekorasyonu komple değişmiş çok güzel olmuş. Bu kış yine favori mekânımız olacak gibi bir havası vardı. Bu arada kızlarla buluşma noktamız olan Posh kapanıp yerine Pizza5 diye bir yer açılmış. Bu yüzden artık yeni buluşma noktamız adından bahsettiğim Levantes. Çok güzel bir İtalyan restaurantı. Nu dip nottan sonra gecemizi anlatmaya devam ediyorum. Boombox’da uzun süredir görüşemediğim arkadaşım Gizem ile karşılaştık. Bütün gece bir o masada bir bu masada dolaştı. Doğrusu çok güzel bir Cuma günüydü. Baby ass ve Fred perry guy’ı gördük. Ben Gargamel’i görürüm umudundaydım ama maalesef o orada değildi… Bu arada sanırım yine aynı gün erkek arkadaşımla barıştık. Aramız hala soğuk olsa da en azından hala ‘sevgili’yiz. Burak ve Ece bütün gece sıkılmış gibi dursalar da en azından Ece eğlendi bence. Onlar geceyi erken bitirerek eve döndüler. Bunun ardından biz Deniz’le yukarı çıkıp biraz dans edelim dedik. Şunu bir kere daha anladım ki içmeden dans edilmiyor. Ayık kafayla yapılan bütün gece aktiviteleri gülünç olmaktan öteye gidemiyor bence. Ben ve Gizem gece 2 otobüsüyle eve döndük. Gizem’in inanılmaz derecede kafası güzeldi. Eve dönerken bir markete uğrayıp sigara almak istedi ama gülmekten derdini pekte anlatamadı. Otobüs durağına gittik bu sefer karnım acıktı diye homurdanmaya başladı. Kendisi konuşmakta güçlük çektiği için almak istediklerini bana söyledi ben aldım. Gece o saatte ilk kez otobüse bindim. Çok garipti doğrusu. Zaten gece 2’de otobüse binen adamlardan ne beklersin. Otobüs adeta sarhoş toplama servisi gibiydi. Dönerken yol boyu bir kıza baktım. O kız bütün gece Boombox’da çocuğun birine elektronik dans yapmıştı. İnanılmaz sarhoş olduğu her halinden belliydi. Gözleri ağlamış gibi yaşlıydı. Kızın haline üzüldüm bir ara aklımdan mutsuz görünüyorsun neyin var demek geçtiyse de bunun yersiz bir samimiyet olacağını düşündüm. Otobüs Karşıyaka’ya geldiğinde sahilde uzun süre bekledi. Gizem otobüs burada mola veriyor on dakika falan bekliyor bak herkes sigara molasına indi dediyse de bana pek inandırıcı gelmedi. Çok saçma 15 dakikalık yolda ne gibi bir sigara molası olabilir diye düşündüm. Hadi inip kokoreç yiyelim ısrarlarından vazgeçmesi için o saatte yediğimiz her şeyin vücudumuzda yağ olarak yapışıp kalacağını falan uzun uzun anlattım. Asıl korkum otobüsü kaçırmaktı bu bomboş sokaklarda hiçbir güç beni eve gelmeden indiremezdi. Birkaç dakika sonra inen herkesin geri binmesi Gizemin mola iddiasını doğruladı. Hala algıda güçlük çeksem de evet 2 otobüsü Karşıyaka’da sigara molası veriyor ne kadar gülünç olsa da. Sonunda ineceğimiz yere geldik. Gizem’in daha yolu vardı ve otobüs tam evinin orada durmuyordu. O sırada her şeye gülen arkadaşıma bulunduğum teklifi kabul ederek bizim evin orada indi. Hemen ordaki taksi durağından onu taksiye bindirdikten sonra eve geldim. O kadar yorgundum ki hemen uyudum. Cuma günü güzel ve eğlenceliydi. Keşke her gün Boombox’ın açılışı olsa.

Hiç yorum yok: